Acıların Kadını: Frida Kahlo

14-11-2018

Meksikalı sürrealist ressam Frida Kahlo 1907’de Coyoacan’da doğdu. Çocukken, etkilerini hayatının sonuna kadar yaşayacağı bir çocuk felci geçirdi. Çizim dersleri almasına rağmen, bilim ile daha çok ilgileniyordu ve 1922’de Mexico City’deki Ulusal Hazırlık Okulu’na girdi ve sonunda tıp eğitimi aldı. Orada okulun oditoryumu için bir duvar resmi üzerinde çalışan Rivera ile tanıştı.

1925’te bir otobüs kazası geçirdi ve 30’dan fazla tıbbi operasyon geçirdi. Uzun süren nekahet devresinde kendi kendine resim yapmayı öğrendi. Çalışmalarında mannerist ressam Agnolo Bronzino‘ya olan ilgisi açıkça belli oluyordu. İyileşmesinin ardından, Rivera ile bir kez daha tanıştığı Meksika Komünist Partisine (PCM) katıldı.

1929’da Rivera ile evlendikten hemen sonra, resim tarzını değiştirdi. Onun markası haline gelen geleneksel Tehuana elbisesini giymeye başladı. Bu giysi, çiçekli bir başlık, gevşek bir bluz, altın takı ve uzun fırfırlı bir etekten oluşuyordu. Konuları önceki çalışmasındakilerden daha sade ve daha soyut olmaya başladı.

Eşiyle yaptığı seyahatlerden sonra 1933’te Meksika’ya döndüler. Evleri, sanatçılar ve politik aktivistler için bir buluşma noktası haline geldi. İlk kişisel sergisini 1938’de New York’taki Julien Levy Galerisi’nde yaptı ve büyük başarı kazandı. Ertesi yıl Kahlo, çalışmalarını değerlendirmek için Paris’e gitti. Orada, saygı duyduğu tek üye olan Marcel Duchamp da dahil olmak üzere daha fazla kübist ve sürrealistlerle tanıştı. Louvre ayrıca çalışmalarından biri olan The Frame’i (1938) alarak müzenin koleksiyonuna dahil edilen ilk 20. yüzyıl Meksikalı ressamı ünvanına sahip oldu.

1943’te Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Okulu olan La Esmeralda’ya resim profesörü olarak atandı. Ancak sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve rahatlamak için alkol ve uyuşturucuya yöneldi. Bununla birlikte, 1940’larda üretken olmaya devam etti. Çeşitli saç stilleri, giysiler ve ikonografiye sahip çok sayıda otoportre yaptı. Kahlo, 1940’ların sonlarında ve 50’lerin başında birçok ameliyat geçirdi. Hayatının sonuna doğru yardımsız yürüyemiyordu. 1954’te la Casa Azul’da öldü.

Alıntı

 

Aynı kategoriden diğer haberler
Vincent'i tanıdığımızı düşünürüz değil mi? Ne de olsa o boyayı yiyen, kulağını kesen, garip resimler ...
Burası, İstanbul’un kültür, sanat ve eğlence merkezi... Burası Taksim, burası Beyoğlu... Bu iki isim hep bera...
Zeus Kimdir? Bugün konumuz yunan mitolojisinin en büyük ve en güçlü ama bir o kadar tuhaf ta...
Meksikalı sürrealist ressam Frida Kahlo 1907’de Coyoacan’da doğdu. Çocukken, etkilerini hayatının son...
Ebru Sanatı Nedir ? Ebru Sanatı, yoğunlaşmış sıvı bir zemin üzerinde hazırlanan ve öncelikle kâğıt üst&...
90 yaşında hayata veda eden Ara Güler'e dair... Kendisini ‘fotoğraf sanatçısı’ olarak değil, &ls...
Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı’nın, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları&rsquo...
Unesco’ya bağlı WFP’nin gözetiminde yapılan Uluslararası Kadın Şiiri Festivali FeminİSTANBULbu yıl 1–3...
Uluslararası Kadın Şiiri Festivali FeminİSTANBUL bu yıl üçüncü kez düzenlenecek. Unesco’ya b...
EDEBİYAT ödüllerine medya ve kitabevleri gereken ilgiyi gösteriyor mu? Yeterince değil, hayır demeye dilim var...
Ne yazık ki çeviribilim alanında bizi aydınlatacak pek az çalışmamız söz konusu. Yüksel Pazarkaya&rsq...
Ankara Sinema Derneği'nin düzenlediği Gezici Festival, bu yıl 30 Kasım'da yirmi dördüncü kez yoll...
Lars von Trier’in kült filmi ‘Dogville’, 12 kişilik kalabalık bir oyuncu kadrosuyla tiyatroya taşındı....
İlke Kodal, Tolga İskit ve Yılmaz Sütçü’nün rol aldığı ‘Maraton’ oyunu, televizyon ek...
Magazin.com.tr derleme haberlerden oluşmaktadır. Yayınlanmasını sakıncalı gördüğünüz haberler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.