Daha Nitelikli Bir Hayat İçin Tolstoy’dan 17 Yaşam Kuralı

11-11-2018

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828 – 1910) Rus ve dünya yazının en büyük yazar ve düşünür adamlarından biridir. Sahip olduğu merak ve irade ile dünyevî arayışını ölümüne değin sürdürür. Sanatın neliğinden hayatın niteliklerine değin pek çok konuyu araştırır, irdeler, çözümler getirir. Dostoyevski’nin ruhanî üstünlüğünün yanında Tolstoy cismanî olana kurar kalesini. Özellikle yirminci yüzyıl başlarında artık kendini tamamen toplum, din, ahlak gibi olguların incelemesine verir. Öyle ki zengin ve soylu bir aileye mensup olmasını bir kenara iterek köylüler gibi giyinir, giderek sade bir yaşam sürmeye başlar ve mal varlığını da köylülere bırakır. Henüz 25 yaşında genç bir delikanlıyken kendinden bahsettiği bir yazıda; idealleri adına her şeyi feda edecek kadar olağanüstü biri olduğunu ve bugüne dek kendi gibi bir olağanüstüyle karşılaşmadığını belirtir. Bu ibareler bir dehanın, büyük bir arayışçının yattığı yerden belli olduğunu kanıtlar niteliktedir. Vasıflarını mümkünün de ötesine çıkarmaya, gerçeğe olanın da üstünde yaklaşmaya çabalar. Tolstoy adeta kendiyle kendisi arasında bir teşrikimesaiye girer. İşte bu daha verimli olma gayesi ona çeşitli hayat kuralları yazdırır. Hem de henüz 18 yaşındayken! İlk üç maddeden sonrakileri ise daha sonra ekler.

Beşte kalk, en geç onda yat, gün içinde iki saat uyunabilir, yemekte aşırıya kaçma, tatlı yiyeceklerden kaçın

Her gün bir saat yürü, kerhaneye ayda sadece iki kere git, yardımcı olabileceğin kişileri sev

Toplumun mantığına dayanmayan tüm görüşlerini yok say, bir seferde sadece tek şey yap, gerekli olmadığı takdirde hayallere dalıp gitme

Asla duygularını belli etme, başkalarının hakkında ne düşündüğünü umursamayı bırak, iyilik yapacağın zaman dikkat çekmeden yap

Kadınlardan uzak dur, arzularını çok çalışarak dizginle, kendinden kötü durumda olanlara yardım et

Kendi eserinizi eleştirdiğinizde kendinizi her zaman algısı en zayıf okurun, bir kitapta sadece eğlence arayan okurun yerine koyun

En ilginç kitaplar, yazarın kendi görüşünü saklıyormuş gibi davrandığı ama ona yine de sadık kaldığı kitaplardır

Yeniden okur, metninizi yeniden ziyaret ederken (aklınıza gelen düşünceler ne kadar harika olursa olsun) nelerin eklenmesi gerektiğini değil anlam bütünlüğünü bozmadan ne kadarının atılabileceğini düşünün

Alıntı

Aynı kategoriden diğer haberler
Her yıl yarım milyon kitapseverin buluştuğu TÜYAP Uluslararası Kitap Fuarı bu yıl da kapılarını İstanbullu okur-yazarlar...
Gabriel Garcia Marquez Yüzyıllık Yalnızlık romanıyla Latin Amerika kıtasının yaradılış hikayesini yeniden yazdı. İşte bu...
Oblomov, İvan Aleksandroviç Gonçarov’un 1859 yılında yayımlanan ve yalnızca 1 ayda yazmış olduğu romanıdı...
”Böyle mi olmalıydı: İnsanın mutluluğu, aynı zamanda kederinin kaynağı mı olmalıydı?” Genç Werther&rs...
”Kimsenin yaşantısını beğenmedim; kendime uygun bir yaşantı da bulamadım.” “O, ömrü boyunca hep...
Uçurtma Avcısı, Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni’nin yazdığı ilk romandır. Ayrıca 2003 yılı...
”Yürüyorum dediği, durmanın ta kendisiymiş. Düş gibi bir şey yani… Koşarsın koşarsın da varmazsın...
”Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” -Sylvia Plath Uzun zamandır tanışm...
Jack London’ın kendi hayatını anlattığı ve kendi hayatına benzer bir sonla bitirdiği bu otobiyografik romanı mutlaka ok...
”Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.&rdquo...
”GERÇEK BİR KADININ öyküsüdür bu.” diye başlayan Sıfır Noktasındaki Kadın, Mısırlı fem...
Evet tam da adından anlaşıldığı gibi Kağıt Ev, kitaplardan yapılmış bir ev. Peki ne kadar sağlam olabilir kitaptan yapılma bi...
Yılmaz Özdil: “Adeta sihirli bir el, Mustafa Kemal’i tanımayalım diye çaba harcadı.”  Bug...
Biz insanlar ilk günümüzden beri dünyayla kendimiz arasında bizi rahatlatıcı bir uyum ararız. Bunu bulama...
Magazin.com.tr derleme haberlerden oluşmaktadır. Yayınlanmasını sakıncalı gördüğünüz haberler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.