Me Before You

17-12-2018

Jojo Moyes’in 2012 yılında yazdığı çok satan aynı adlı kitabından uyarlanan, başrollerinde Game of Thrones’un Khaleesi’si Emilia Clarke ile The Hunger Games serisinden tanıdığımız başarılı oyuncu Sam Claflin’in yer aldığı “Me Before You” 2016 yılında vizyona girerek IMDb’den 7,5/10 almıştır. 

Will Traynor (Sam Claflin) zengin, başarılı, zeki,  enerji dolu, yakışıklı, atletik, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, intihar etmeyi düşünmeye başlamıştır, intihar girişiminde de bulunmuştur ancak, ailesine bir daha intihar etmeyeceğini, kendine 6 ay ömür pay biçtiğini söyleyerek bir ötenazi anlaşması imzalar. Louisa Clark (Emilia Clarke) ise kasabada yetişmiş, tuhaf elbiseler giyen, çok neşeli, şen şakrak olmakla birlikte sakar ve kendine güvensiz bir tiptir. bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince işçi bulma kurumunda yeni bir iş aramaya başlar. Birkaç işe başlar ancak işler ona göre olmadığından kısa süre içerisinde ayrılır ve en son Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Yaşama sevincini kaybedip hayata küsen Will’in ailesi, onu tekrar hayata bağlamak için ellerinden geleni yaparlar. Lou ilk günlerde Will ile iletişim kurmakta ve anlaşmakta zorlanır ama zaman geçtikçe iyi geçinmeye ve birbirilerinden hoşlanmaya başlarlar. Will Lou’nun pozitif enerjisinden beslenirken Lou ise Will ile yepyeni bir dünyaya kapılarını açmaktadır, ondan en sevdiği şehir Paris’i dinler, birlikte daha önce hiç duymadığı altyazılı filmler izlerler. 

Lou Will’i dışarı çıkarmaya, tiyatrolara, konserlere götürmeye başlar, hatta birlikte bir tatil planlarlar ve aralarındaki arkadaşlık da aşka dönüşmeye başlar fakat Will kararını vermiştir, ötenazi yoluyla İsviçre’de hayatına son verecektir, bunun için gerekli kişilerle görüşmüş, imzalar atmıştır. Onu hayata döndürdüğünü zanneden Lou bu karara şaşırıp üzülsede Will bir daha eskisi kadar mutlu olamayacağını bilerek yaşamanın bir anlamı olamayacağını ona anlatır. Yıkılan aile de Will’in bu kararına saygı duymak zorunda kalır. 

6 ayın sonuna gelirken Lou, Will’in kararını değiştiremediği için işi bırakır ve evine döner. Will için İsveç’e gitme vakti gelmiştir. Bayan Traynor, Lou’dan İsveç’e gelmesini ister. Lou İsveç’e gider ve Will ile son kez vedalaşır. Will arkasında Lou’ya yeni bir hayat verebilecek miktarda para bırakmıştır ve bir de mektup. 

Mektupta şunlar yazmaktadır: “Sana bu parayı veriyorum, çünkü beni artık mutlu eden pek bir şey yok, sadece sen varsın.
Beni tanımanın sana acı ve hüzün getirdiğinin farkındayım. Umarım bir gün bana daha az öfkeli ve kırgın olduğunda sadece bu yaptığımdan başka yapacak bir şeyim olmadığını, bunun gerçekten iyi bir yaşama sahip olmana, benimle tanışmasaydın sahip olacağın hayattan daha iyi bir hayata sahip olmana yardımcı olacağını da anlarsın.
İşte böyle. Kalbimde bir iz bıraktın Clark. Komik kıyafetlerin, kötü esprilerin ve en küçük bir duygunu bile saklamak konusundaki beceriksizliğinle odamdan içeri girdiğin ilk andan itibaren bende bir iz bıraktın. Sen benim hayatımı, bu paranın senin hayatını değiştireceğinden çok daha fazla değiştirdin.
Beni o kadar sık düşünme. Seni sulu gözlü bir şekilde hatırlamak istemiyorum. Sadece iyi yaşa.”

İzlerken aynı anda bütün duyguları birlikte yaşadığımız bu filmde, hayatın tadını çıkarmanız gerektiğini, sevdiğiniz insanlara henüz hayatta ve sağlıklılarken sıkı sıkı sarılmanızın ne kadar önemli olduğunu anlatan, içinizi ısıtacak ve aynı zamanda sizi hüzünlendirip, yasa boğacak ve hatta empati kurmak dahi istemeyeceğiniz hem duygusal hem sevgi dolu bu filmi kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Yazar: Seda Gizem BOZALP

Aynı kategoriden diğer haberler
1947 yılında başarılı bir bankacı olan Andy Dufrense aynı başarıyı evliliğinde gösterememektedir ve eşi tarafından başka...
1912'de ilk seferinde buzdağına çarparak batan efsanevi lüks yolcu gemisi Titanik'in aslına uygun olarak ...
Gerilim türünde sinema tarihinin en iyi 20 filmini Popcorn okuyucuları için derledik. İşte mutlaka izlenilme...
Çektiği muhteşem filmlerle haklı bir şöhret elde eden kurgu uzmanı Christopher Nolan’ın, Interstaller filmi...
Müslüm Gürses'in hayatını konu alan "Müslüm" filminin açılış hafta sonu gişe ra...
Usta yönetmen Martin Scorsese ile Oscarlı yıldız Leonardo DiCaprio 'The Killers of Flower Moon' 6. kez birlikte ...
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2016 yılında düzenlenmeye başlayan İKSV Galaları, kasım ayında h...
Kuzuların Sessizliği filmindeki Dr. Hannibal Lecter'in gerçek olabileceğini hiç düşündün&uum...
Her bölümünde farklı bir karakter için “Kesin katil bu!” diyeceğiniz, birbirinden gizemli v...
İstediğiniz kadar nefret edin, unutmak ya da geçmişinizi gömmek isteyin: Öyle ya da böyle, doğup bü...
Tuco (çirkin), üzerine ödül konulmuş bir kanun kaçağıdır. Keskin nişancı Blondie (iyi) adlı kovb...
2. Dünya Savaşı yıllarının Nazi Almanya'sında girişimci bir Alman Oskar Schindler, askeriye için metal kaplar...
Tutsak, Güney Amerika’da zengin bir iş adamının doğum gününe katılan ve burada rehin alınan ünl&uum...
Cesuryürek'te, William Wallace yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya...
Magazin.com.tr derleme haberlerden oluşmaktadır. Yayınlanmasını sakıncalı gördüğünüz haberler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.