25
EKM
2014
:
SİZCE HANGİSİ?
Sizce Hangisi Daha Yakışıklı

EN ÇOK OKUNANLAR

YAPRAK ÖZDEMİROĞLU: ‘SEViŞME SAHNELERi BiR BAŞKALDIRIYDI’
Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Yaprak Özdemiroğlu, fit görüntüsüyle genç kızlara taş çıkarıyor. Yeni bir projeyle oyunculuğa dönebileceğini söyleyen 49 yaşındaki Özdemiroğlu, “Yine cesur sahneleri olan bir filmde rol alabilirim” diyor

 

* Yıllara meydan okuyor gibisiniz. Formunuzu nasıl koruyorsunuz? 
Hayatımın odağında spor var. Her gün spor yapıyorum. Mutluluğumun yüzde 50’sini spora borçluyum. 
 
* Estetik yaptırdınız mı?
Küçük bir estetik bile yok bende. Botoks, dolgu hiçbir şey yaptırmadım. Bunun, tembeller için olduğunu düşünüyorum zaten. İnsanı daha yaşlı gösteriyor. Ben doğal yollarla iyi kalmaya çalışıyorum. Yaklaşık 12 yıldır Aristo Poliklinik’e gidiyorum. Micro Plus yöntemiyle cildime masaj yaptırıyorum. Böylece yüz kaslarım da çalışıyor. Dolayısıyla yer çekimine karşı koymuş oluyorsunuz. 
 
* Kendinizi kaç yaşında hissediyorsunuz?
30’larımda kaldım. Öyle gözüktüğümün de  farkındayım. Beni gören herkes  “Siz ne yaptırıyorsunuz? ” diyor. Güneşe hiç çıkmadım. Güneş,  insanı yaşlandıran birinci etken.
 
“Tanınmaktan nefret ediyorum”
* Neden bunca yıl sinemadan, televizyondan uzak kaldınız?
Benim asıl derdim, magazinde var olmamak.  Tanınmaktan nefret ediyorum. Rahat dolaşmak  istiyorum. Sinemada en son 1988 tarihli ‘Arkadaşım Şeytan’ filminde rol aldım. Son oynadığım diziyse ‘Kumsaldaki İzler’. O dönem (2005 yılı) diziler  90 dakika değildi tabii, daha yapılabilirdi. 
 
* Şöhretin özgürlüğünüzü kısıtladığını mı  düşünüyorsunuz?
Ben çok ünlü bir aile ve çevrede doğduğum için, işin o ‘ün’ tarafını hiç sevmedim. Çocukluğumdan beri rahatsız olurum. Oyunculuğa devam edersem göz önünde olacaktım, göz önünde olursam da magazine konu olacaktım. Kendi özelim her şeyden daha önemli. Bir de benim çok fazla ilgi alanım var. Çok şey araştırırım; tıp, psikoloji, felsefeyle vs. ilgili. 
 
* Oyunculuğa ara verdikten sonra neler   yaptınız?
Prodüktörlük yaptım. İlk olarak Mirkelam projesinin müzik tarafını İskender (Paydaş) yaptı, işin kalan kısmıyla ben ilgilendim. Sonra yine İskender’in başka projelerine yardım ettim. Kurban grubunu birlikte çıkardık. Müzikle haşır neşir olmak güzeldi. Güzel işler yaptık. Boşandıktan sonra bir sosyal medya ajansı kurdum. Şu anda bir şey yapmıyorum. Daha çok kendime vakit ayırıyorum.
 
* Nasıl geçiniyorsunuz peki? 
Birikimlerim var. Geçinilebilecek durumum var çok şükür. Ailemin de durumu iyi. 
 
* Yeni proje teklifleri geliyor mu?
Sürekli geliyor ama bu telif meselesi oturmadıkça bir şey yapmak istemiyorum. Bir uzun metrajlı film teklifi var, onu değerlendirebilirim. Bu ülkede bitmek diye bir şey yok, onu gördüm. Projelerin gelmesine çok şaşırıyorum. Hatırlayabilecekleri bir durum yok çünkü, ortalıkta değilim. 
 
* Haklarınızı korumak için Oyuncular Sendikası kuruldu. Siz üye misiniz?
Üyeyim. Bütün oyuncular da üye olmalı diye düşünüyorum. Olmayanlara çok şaşırıyorum. 
 
* Yeni sinema projesinden bahsetmişken nasıl bir karakteri canlandırmak istersiniz?
Kendi karakterimin dışındaki karakterleri oynamaktan çok hoşlanırım. İnsanlar hep şizofreni oynamak ister ama benim hiç öyle bir hayalim olmadı. 
 
 “Sevişme sahnelerinde oynamak bir başkaldırıydı”
* 80’lerin seks sembolü olarak anılmak sizin için ne ifade ediyor?
O bir kadının başkaldırısıdır. Üvey annem Müjde Ar başlatmış, biz de devam ettirmişiz.  Kadın-erkek eşitliği açısından bakıyorum meseleye. Nasıl bir erkeğin göğsü görünebiliyorsa, aynı şey kadın için de geçerli olmalı. Cinselliğin ve estetik güzelliğin sorun olmaması gerekiyor. Filmlerde hiçbir zaman “Aman bir yerim görünmesin” demedim. Tam tersine... Mesela bir tecavüz sahnesi çekilirken makyajım ve üstüm başım düzgün kalmadan “Ne yapılması gerekiyorsa yapılsın” diye ben teklif etmişimdir yönetmene. O bir duruştur. 
 
* Yine cesur sahneleri olan bir filmde rol alır mısınız?
Tabii ki. Devam etmesi gereken bir duruş bu.  Bir oyuncu için öyle bir sorun olmamalı diye   düşünüyorum. 
 
* “Müjde Ar üvey annem” dediniz...
Evet. Babamla (Atilla Özdemiroğlu) 15 yıl kadar birliktelerdi. Babamla ayrıldılar ama başka çocuğu olmadığı için ne o beni bıraktı ne de ben onu. Hâlâ tatillere birlikte gideriz. 
 
* Rol aldığınız filmlerin ‘sabun   köpüğü’ denen türde  olduğu yorumuna ne  diyorsunuz?
Çok terbiyesizce buluyorum o yorumları. Hiç öyle filmlerde oynamadım. O zaman Atıf Yılmaz, Halit Refiğ, Ertem Eğilmez, Şerif Gören, Bilge Olgaç ve Metin Erksan’a da aynı şeyi söylemiş oluyorlar. Çünkü onlardan başka yönetmenle  çalışmadım ben.
 
“Herkes çocuk yapmak zorunda değil” 
* Kaç kez evlendiniz?
İki defa evlendim. Toplam 16 yıl evli kaldım. İlk evliliğimi İskender Paydaş, ikincisini Murat Erberger’le yaptım. Evliliklerimi de sakladım. Hatta ikinci evliliğimi ailemden bile sakladım. O derece özel hayatım önemlidir benim için. 
 
* Çocuk?
Çocuk hiçbir zaman istemedim. Ona göre istemeyen insanlarla evlendim. Herkes çocuk yapmak zorunda değil bu hayatta. 
 
* İskender Paydaş’ın yeni albümünü nasıl buldunuz?
İskender yaptı mı, güzel yapar. Uzun yıllardır bekliyorduk. Geç kalınmış bir albüm bana göre. Hep başkalarına vakit ayırmaktan kendi albümünü yapamadı. 
 
*Yazıldığı gibi Cem Yılmaz’la aşk yaşamış mıydınız? 
Arkadaşız. Evliliklerini gizleyen diğer ilişkilerini söyler mi hiç?

Diğer Haberler

Magazin.com.tr’de yayınlanan tüm içerik bilgilendirme amaçlıdır…
© Copyright 2012
Faydalı Linkler :
Web Tasarımı     Hediye     Oyuncak     Çakmak     Makina     Tekstil